2011’in En İyileri

Ünlü yazarların yazı yazarken yaşadıkları sıkıntılar çok yazıya konu olmuştur. Yazının ortaya çıkışı doğum sancısı gibidir (o sancıyı çok iyi bilirim ya ben); sabır ve emek isteyen, acılı bir süreçtir. Ama bir de yazı yazıldıktan sonraki süreç vardır. Bu kahpe süreçte, saatler süren acıların uğrunda feda edildiği yazılar unutuluverir. Hele günümüzün blogger dünyasında bu yazılar daha da çabuk unutulurlar. Ama yazar unutmaz. Yazar çektiği acıları unutmaz.

Şubat 2011’den beri sosyalmedya.co’ya 400’den fazla yazı yazmışım. Bunların 50’den fazlası analiz ve yorum, geri kalanı haber olmuş. Aşağıdaki listede ise son derece sübjektif bir değerlendirme sonucunda ortaya çıkardığım yılın en değer verdiğim yazılarını paylaşıyorum. Unutulmasın diye, unutmayayım diye.

Liste oluşurken aldıkları yorumlar, paylaşılma sayıları, uğurunda akıttığım kan, ter ve gözyaşı dikkat alındı.

10- Beren Saat ve Patos Özelinize Girsin İster Misiniz?

Bugüne kadar markalar ve girişimleri hakkında onlarca eleştirel yazı yazdım ancak bu onların ilkiydi. Yazarken çok eğlenmiştim, okuyanlar da geri dönüşlerinde en az benim kadar eğlendiklerini göstermişti.

Beren Saat, Patos’un reklam yüzü olduğundan beri daha çok Patos yer oldum. Sadece kendim yemiyorum, arkadaşlarıma da ısrarla Patos aldırıyorum. Almayacakları varsa bile aldırıyorum, düşünün o denli Beren Saat hayranıyım. Denizden Beren Saat çıksa, yanında yatarım ya da Patos uzatırım. Geçen karşıma çıktı, Beren’in başrolü oynadığı interaktif bi’ site yapmışlar: “Bir Beren’e Sormak Lazım”. Yalnızca Facebook hesabım ile girebiliyormuşum. Zaten artık her şey Facebook üzerinden yürüyor, gayet doğal. Hmm, evet, aplikasyonun “izin ver” ekranı çıktı. Beren’e bir an önce ulaşmam lazım. İzni verdim gitti!

9- Ali Sami Yen’e Veda

Bu listede yer alan tek futbol yazısı; bir Galatasaray centilmeninin yıkılan Ali Sami Yen stadı üzerinden kendisiyle hesaplaşması.

Hem ben nasıl bir taraftarım ki severken yalnızca sarı ve kırmızıyı ve bir bütün olarak Galatasaray’ı seviyorum ancak üzülüyorken parçalardan nefret ediyorum? Beni üzen Galatasaray bütününden nefret edemememin karşılığı, bütünü oluşturan parçaları kötülemek oluyor. Kolaya kaçıyor gibiyim. Ama aslında, basit olarak asıl mesele bu hissiyatı uçlarda yaşamaya alışmış olmak gibi geliyor bana. Üzülürken bu kadar kırıcı, bu kadar unutkan, bu kadar sert ve duygusuz olmak mı doğru olan? 

8- Klout Aslında Nedir, Neden Ciddiye Alınmamalıdır?

Klout’un donunu indirdiğim yazı. Ya da ben öyle zannettim, emin değilim. Şurası benim açımdan kesin: 2012 yılı Klout’un öneminin azaldığı yıl olacak.

Şu önemli nokta birçok insan tarafından es geçiliyor: Klout’taki puanınızın düşük ya da yüksek oluşu sizin ne kadar etkili bir insan olduğunuzu değil, Klout’un sizi kendi algoritmasına göre düşük ya da yüksek bir puanla değerlendirmiş olduğunu gösterir. Bu verilerin ne kadar geçerli olduğu ise kitlelerin mevzu bahis verilere ne kadar önem verdiğine bağlı olarak değişir. Aslında bu kadar basittir.

7- Devletin 22 Kasım Uygulaması Aslında Ne Anlama Geliyor?

22 Kasım filtre paketleri hakkındaki teorik tarafa yakın duran görüşlerim. Sosyal bilimci olduğumu yazının her satırında hissedebilirsiniz.

Yazının sonunda diyeceğimizi başında diyelim: Eski 22 Ağustos, yeni 22 Kasım kararları toplum mühendisliğinin internet çağındaki karşılığıdır. Bu toplum mühendisliği eski ve yeni nesil arasında gerçekleşen psikolojik savaşın bir izdüşümü ve yüzyıllardır yaşanan iktidar mücadelesinin günümüzde yaşanan bir bir başka uzantısıdır.

6- Banu Güven Dijital Medya Patronu Olabilir mi?

Olamayacağını zamanla gördük ama kendisini Arianna Huffington ile karşılaştırmak yine de eğlenceliydi.

“Medya patronu” tanımlaması Banu Güven için şimdilik fazla iddialı olsa da dijital dünyanın azimli kişileri ne kadar kısa sürede yukarı taşıdığı ve çabuk öğrenenleri zirvede ne kadar uzun süreler tuttuğu ortada olan bir gerçek. Banu Güven’in gelecek planlarına dair elimizde az ama öz bir takım veriler var ve kuvvetli ihtimallerden biri Güven’in sosyal ağların desteğini alarak internet üzerinden gazeteciliğe devam edecek olması.

5- Hilal Cebeci ve Erol Köse Hangi Ajans ile Çalışıyor?

Şimdinin iki Twitter selebritisinin seslerini ilk duyurduğu zamana denk geliyor bu yazı. Neden ve nasıl bu kadar yükseldiklerinden ve ileride neler olabileceğinden bahsetmiştim. Nitekim öngörülerimde haklı da çıkmıştım.

Dijital dünya ve aslında sosyal medya ünlülerin kendilerini konumlandırmaları ve itibarlarını yönetmeleri için sonsuz bir iletişim imkanı sunuyor. Twitter’ın private broadcasting (kişisel yayıncılık) özelliği ve Facebook’un hayran sayfaları aracılığı ile ünlü kişiler itibarlarını farklı yöntemlerle yeniden ve anında yönetme fırsatını buldu. Artık ünlülerin kişisel web sitelerindeki biyografilerinden çok Twitter’da 140 karaktere neler sığdırdığına dikkat kesiliyoruz ve bu süreç iyi yönetildiği takdirde planlanan sonraki süreçlere zemin hazırlanmış oluyor.

4- Google Motorolayı Neden Satın Aldı?

Google’ın Motorola’yı inanılmaz bir para vererek satın aldığı zaman ortaya çıkan öngörü yazısı. Eskiye nazaran daha akıcı yazmaya başlamamın da miladıdır. Yazının bu listede olmasının nedeni ise üzerinde harcadığım kan, ter ve gözyaşıdır.

Tarihteki ilk cep telefonunu üretmiş olan 80 yaşındaki Motorola’nın bugüne kadar biriktirmiş olduğu tam 17 bin patent var. Bunun yanında 7 bin 500 tanesi de ilgili mercilerden onay bekliyor. Bu rakamların anlamı çok büyük çünkü bir süre önce Apple ve Microsoft el ele verip Google’ın Android’ine karşı patent davaları açmaya başladılar.

3- Facebook Türkiye’de Çalışmak İster Misiniz?

Sosyalmedya.co’da 1 Nisan’da yayınladığımız ve şaşırtıcı şekilde ciddiye alınan haber de en sevdiklerim arasında yer alıyor. O gün Fatih ve İsmail ile beraber şakanın kurgusunu oluştururkenki heyecanımızı unutamam.

Zuckerberg’in, daha önce dünya turu sırasında uğradığı İstanbul’da gördüğü misafirperverlikten çok etkilendiği ve bu yüzden burada ofis açmaya karar verdiği konuşuluyor. Ek olarak, kesin olmayan duyumlara göre Zuckerberg’in, sosyal medyanın Orta Doğu’da son dönemlerde oynadığı rolden çok etkilendiği ve değişimi dışarıdan izlemektense içinde yer alma felsefesinin bir parçası olarak bu bölgede mutlaka bir ofis açmayı istediği Facebook çalışanları arasında konuşuluyor.

2- 10 Adımda Sosyal Medya Uzmanı Olun

Kabuğumu kırdığım ve tarzımı oturttuğum yazı olarak tanımlayabilirim bu sarkastik eleştiri yazısını. Yayınlandığı zaman oldukça tepki yaratmıştı, halen de güzel geri dönüşlerini alıyorum.

Malcolm Gladwell, Outliers isimli kitabında gerçekten uzman olmak için ilgili işe 10 bin saat ayırmak gerektiğinden bahseder. Keman virtüözü mü olmak istiyorsunuz? 10 bin saat boyunca kemana ellemeniz gerekiyor. Gerçekten iyi bir futbolcu mu olmak istiyorsunuz? 10 bin saatiniz varsa neden olmasın. Talihsizlik şu ki sosyal medya 10 bin saat kuralını uygulayabilmemiz için yeteri kadar eski bir kavram değil.

1- Aşkla Nefret Arasında Google+ ve Facebook Rekabeti

Açık ara en sevdiğim yazım. Tespitler, öngörüler, iki devin geçmişleri, yapabilecekleri, sektöre katacakları faydalar vb. Hazırlanırken ve yazarkenki harcadığım emeğin haddi hesabı yok.

“Aşkla nefret epey benzer birbirine” gibi çoğunuza klişe gelebilecek olan ve hatta “seni sevmekten nefret ediyorum” diyerek dalga bile geçebileceğiniz bakış açısının kapsamı İsrailli araştırmacı Dr. Simone Shamay-Tsoory tarafından 1,5 yıl önce bilimsel olarak genişletildi. Araştırmaya göre aşk ve sevgimizin arttığı durumlarda ortaya çıkardığımız oksitosin hormonunu kıskançlık, haset ve kötü niyetler beslediğimizde ya da asosyal davranışlar sergilediğimizde de salgılıyoruz.

Bonus: 2012’de Neler Olmayacak?

Bu yazının listeye bonus kontenjanından girmesinin nedeni yılın son zamanlarında yazılmış olmasından öte listenin 10 maddelik olmasından kaynaklanıyor. Yine ve yine bir dolu ahkamdan oluşan yılın son güzide yazısı, afiyetle efendim.

Bendeniz size 2012’de olacakları söyleyemem ama nelerin olmayacağını söyleyebilirim.

Hepinize güzel bir yıl dilerim. Selefinden daha iyi bir yıl olsun.

business dev, content marketing, native advertising // former product manager @yemekcom & @yemeksepeti

Görüşlerinizle katkıda bulunabilirsiniz

*