Alışveriş Yapar Gibi Yazı Yazmak

Yazı yazmak için kafanızın üstünde duran ampülün ne zaman yanacağı hiç belli olmaz. Yandığı vakit de ya o anda yazmaya başlamanız (onca birikmiş işim olmasına rağmen benim şu anda yaptığım gibi) ya da kenara not alıp, sonraya bırakmanız gerekir.

Eğer ampülün ilk anda yandığı kadar parlak bir şekilde yanmaya devam edeceğini düşünüyorsanız, yanılıyorsunuz. Ampülün içini dolduran ilham periniz tarafından yavaş yavaş terk edilecek ve yine kör kuyularda merdivensiz kalacaksınız.

Misal benim bu yazıya oturmadan önce ampülümü yakan Problogger’da okuduğum bir yazı oldu. Darren Rowse’a göre yazı yazmanın reaktif ve proaktif olmak üzere iki türü var. Reaktif yazmak ampülün yanmasını bekleyenler için, proaktif yazmak ise kendi ilhamını (ampülünü) kendi yaratanlar için geçerli. İki tarafın da dezavantajları var: Reaktif yazanlar ilham perisini beklemek zorunda kalırlar. Proaktif yazanlar ise yazmak için sürekli kendilerini zorladıklarından dolayı yazılarındaki kalite kimi zaman düşük olabilir.

Ben reaktif tarafa yakınım, ama kendimi reaktif olarak konumlamıyorum. Ne ilhamı beklerim, ne de ilhamı kovalarım.

Gelmek istediğim noktayı alışveriş metaforu üzerinden tanımlamak yerinde olabilir.

Kıyafet alışverişi yapmak benim için epey yorucu bir iş. Kalabalık mağazalar, uygun fiyatlı ve zevkli bir giysi bulmanın zorluğu, omuzlarıma dar gelen kabinler vs. Ne zamanki kıyafet alışverişi için özellikle dışarı çıksam lanet eder, eve dönerim. Ama ne zaman ki farklı nedenle dışarı çıktığım bir anda karşıma bir kıyafet çıkar, o kıyafeti beğenirim, satın alırım.

Bu noktada arayıp da bulamadığınız ama karşınıza çıkan kıyafet tam olarak ilham oluyor.

Peki o zaman kıyafetlerin/ilhamın sürekli karşımıza çıkmasını mı bekleyeceğiz?

Yazılarımızda kullanacağımız güzel fikirlerin aklımıza düşmesini sağlamak için yapmamız gereken şey kıyafet bulma işini tatlı bir takıntı haline getiren bir kadın gibi düşünmek olacaktır. O kadın ki (kadınlarımız!) çoğu zaman yalnızca kıyafet almak için dışarı çıkmaz ama her zaman için eve bir çift ayakkabı ya da çanta ile dönme ihtimali vardır.

Çanta, ayakkabı ya da parıl parıl yanan bir ampülle karşılaşmanız tesadüfi değildir.

Yani?

Yani ilham perisini kovalayabilirsiniz. Her gün 15 sayfa kitap okuyarak, haftada bir iki film izleyerek, hafta sonu hiç gitmediğiniz bir yere giderek ya da yeni insanlarla tanışarak. Yeni çantalarla karşılaşma fırsatınızı arttırmanız mümkün.

Sürekli yaptığınız şeyleri tekrar yapmaya devam ederseniz ne ilham perisini ne de yeni bir ayakkabı ya da çantayı yakalamanız mümkün olabilir.

Alışveriş yapar gibi yeni fikir kovalayın. Alışveriş yapar gibi yazı yazın. Hem düşünerek, hem düşünmeden.

Bir de ampül bir kere yandı mı, sönmesine izin vermeyin.

business dev, content marketing, native advertising // former product manager @yemekcom & @yemeksepeti

Görüşlerinizle katkıda bulunabilirsiniz

*