Educatedear: Hala Öğrenciyim, Sinema Okuyorum [Röportaj]

[7 Ağustos 2011’de SMCO’da yayınlandı]

Educatedear

Bobiler‘in bizlere kazandırdığı genç yeteneklerden Educatedear Türk internet dünyasının yeni ünlülerinden. Yarattığı komik videolar Youtube‘da ve sosyal ağlarda binlerce kez izleniyor, paylaşılıyor. Geçtiğimiz haftalarda yayınladığı “Çıkmaz Oldun Pencereye (Remix)” ve “Troll Hıncal (Saldır Galatasaray)” videolarıyla da verdiği uzun araya bir son verdi ve sevenlerinin özlemini dindirdi.

Peki kim bu Educatedear?

Hazır saklandığı yerden çıkmışken kendisine ulaştık, e-posta üzerinden birkaç soru sorduk ve ortaya epey keyifli bir röportaj çıktı. Özellikle de Educatedear projesine katkıda bulunan gizli kahramanların katılımıyla röportaj bambaşka (ve uzun) bir hal aldı.

İsmini bilmiyor olabilirsiniz ama onun yarattığı videolardan en az birini izlemiş olmalısınız. İzlemeyen kitle de bu röportajla beraber onu keşfetmiş olacak diye düşünüyoruz.

Keyifli okumalar…

Batuhan: Nedir işin sırrı? Bize bildiğin her şeyi anlat.

Educatedear: Açıkçası öyle anlatabileceğim bir sırrı yok. Ama benim için bilgisayarla çok haşır neşir olmak ve şans diyebilirim.

B: Kendini hiç ön plana çıkarmıyorsun, neden? Senin yerinde olup da şımaracak, fotoğrafını kuşe kağıda bastırıp, kız peşinde koşacak çok insan var. Sen yalnızca videonu hazırlıyor, sonuna imzanı atıyor ve sonraki işine kadar köşene çekiliyorsun.

E: Ön plana çıkması gereken benim ya da bizim kişisel hayatımız değil ki. Onu kim ne yapsın? Ben bile kendi hayatımdan sıkılıyorum. Yani eğlenceli olan kısmını paylaşıyorum çünkü geri kalan kısmında görülecek bir şey yok zaten. :)

B: İlla ki merak edeni çoktur. Neden “educatedear”? Mesaj kaygın mı var?

E: Hayır yok. Educatedear olmasın isterdim ama öyle denk geldi. Çünkü “educated” bir “ear”a sahip değilim. Gereğinden fazla iddialı ve telaffuzu da zor. :)

B: Pek kimse bilmiyor ama seninle beraber başkalarının da videolarda emeği var, değil mi? Nasıl bir ekip çalışması yürütüyorsunuz? Kavga ediyor musunuz?

E: Bunun cevabı baya uzun olacak uyarıyorum.

Gereksiz Sansür 1” videosuna kadar tek başıma yapmaya çalıştım ama bundan hiçbir zaman memnun olmadım. Bu işe zaman ayırabilecek arkadaşlarımdan yardım istedim ve beni kırmadılar.

Ekip de iki kişi değil, daha fazla aslında. Ama bu işe hayatından en çok zamanı ayıran iki arkadaşım var. Üstelik bu işin hiçbir geliri olmadığı halde bunu yapıyorlar. Minnettarım.

Bu arkadaşlarımdan biri Berkay. Kendisinin ekipte üstlendiği görevi “memur zihniyeti” olarak adlandırdık. Üniversiteden yeni mezun oldu ve Seinfeld’in George Costanza’sının Art Vandelay’i gibi yalandan bir ithalat/ihracat işiyle uğraşıyor. İşinden arta kalan zamanda internette video avına çıkıyor ve patronundan bolca azar işitiyor. En farklı ve en uçuk mizah anlayışına onun sahip olduğunu söyleyebilirim. O yüzden genellikle onun söylediklerini videolara koyamıyoruz. :)

Gereksiz Sansür’deki videoların bulunmasında ve videoları ilk izleyip beğenmemekte ustadır, büyük emeği vardır. Herhangi bir videonun açıklamasında Symbiote yazıyorsa eğer, parmağı değmiştir mutlaka.

Berkay’dan da rica ettim o da bir kaç şey söyleyecek, evet Berkay buyur.

Berkay: Merhaba, ben Be..

E: Teşekkürler Berkay.

Bir diğer arkadaşım da Bora. Onun görevini “al da at dercesine” olarak belirledik. Çünkü nokta atışlarında usta. Marmara Üniversitesi’nde onun ileride o işi yapmaması için elimden geleni yapacağım bir bölümde okuyor. Zaman zaman bana 4-5 sayfalık linklerle dolu word dosyaları atıyor bakmam için, bakmıyorum tabi ama gerçekten emeği büyük. Özellikle Gereksiz Sansür 1 ve 2’de son vuruşları onun bulduğunu belirtmek isterim. Video açıklamasında Borz yazıyorsa eğer parmağı değmiştir mutlaka.

Ve bana çok destek olan okuldan bir arkadaşım var, Evren. Benimle gerekli gereksiz bütün toplantılara geldi, (bu arada gereksiz yazdığım her an elim sansüre gidiyor he) okulda devamlı yemek ısmarladı (ki bana yemek ısmarlamak kolay değildir) ve videolara çok değerli yorumlarda bulundu. Aynı zamanda bir yazılımcı ve sosyal medyayı çok etkin kullanan bir arkadaşım kendisi. Bu konuda yardımlarını da esirgemiyor. Video açıklamasında Evo yazıyorsa eğer, parmağı değmiştir mutlaka.

Kavga konusunu ve bana olan eleştirileri arkadaşlarıma bırakıyorum, onlardan da bir kaç şey söylemelerini rica ettim. Berkay şaka yaptım bu arada, kızma lan.

Berkay: Yok abi kızmadım bunlar hep alışık olduğum şeyler. Aramızda kavga gibi bişeyin lafı bile olamaz zaten, olsa bile ben döverim. Şaka bir yana zaten genelde hepimiz asosyal, mülayim ve sevimli tipleriz. Siparişi alamayan fast food çalışanına siparişi tekrar etmemiz, sesimizin yükseldiği nadir anlardandır. Bunun sebebi olarak toplantılarda düzenli olarak muz çayı içişimizi görüyorum.

Grup içinde iflah olmaz memnuniyetsizliğimin, “daha iyisi yapılır” mantığı ile açıklanmasının yanı sıra, Boğaç’ın sınırları zorlayan üşengeçliği ve vurdumduymazlığı, Evren’in devamlı bizi uyaran ciddiyeti ve detaycılığı,  Bora’nın sinir bozabilecek seviyede uyumluluğu ve çabası öne çıkan özellikler olduğu gibi susma vaktimin geldiğini de anlamış bulunmaktayım.

Bora: Abi o videolara baksaydın iyi olurdu, gerçekten bak!.. Boğaç da böyle biri işte… Vurdumduymaz ve lakayıt ama çok iyi bir patron. Berkay’a gelince, grubun en ahlaka mugayir insanı o. Bulduğu bazı sansürler insanın kanını donduruyor, o yüzden koyamıyoruz. Ahlak yargılarını biraz daha iyi tanımalıyız değil mi ama Berkay?

Evren’in ise sanırım yazılımcılığından gelen bir “her şeyi sistematiğe oturtup planlı programlı çalışma” özelliği var ki gruba yararı yadsınamaz. Ekip böyle ayrı telden. Mesela bir keresinde hafta içinde 8 kere buluşma kararı alıp, o haftayı “0” skorla kapamıştık, oluyo arada öyle işte.

Evren: Benim hikayem şu şekilde başladı kısaca… Okulda ilk “merhaba” dediğim kişidir Boğaç. Nam-ı diğer “educatedear” olduğunu “Şemsiye Savaşı”yla öğrendim ki hala en sevdiğim videosudur. Zamanla da educatedear oluşumunun içinde buldum kendimi. Çalışma şeklimiz 7/24 evden. Patron para ödemiyor. Bu yüzden yayılarak çalışabiliyoruz ekipçe.

Bora’nın dizi tarama özelliği ve Berkay’ın “abi bu alakasız ama süper” çıkışları bizim patlama noktamız.

B: Bir de müzik grubunuz varmış sizin? Ne çalıyorsunuz?

E: Bir beste bir tane de cover yaptığımız bir grup var. İkisiyle de prova yapıyoruz şu anda. Şu sıralar konser gibi bir durum olmadığından paylaşmıyorum. Cover grubumuz 70’ler, 80’ler hard rock kafasında ilerliyor, beste grubu da dinlemeye alıştığımız Türk gruplarından çok farklı değil.

B: Bir Ekşi Sözlük entrisi“normal hayatında ne işle meşgul olduğunu gerçekten çok merak ettiğim sanal ünlü… bu kadar yaratıcı videoları birleştiren, montajlayan üstüne bir de müzik yapan (müziklerini kendisinin yaptığını düşünüyorum) bir adamın gerçek hayatta bankacı, memur falan olması hayal kırıklığı yaratırdı bende doğrusu…”

Video hazırlamanın dışında ne iş yaparsın? Bankacı olduğuna dair dedikodular dolanıyor.

E: Hala öğrenciyim. Sinema okuyorum. Bu yönde çabalarım var. Şimdilik sadece kurgu kısmında hatırı sayılır bir ilerleme kaydedebildim. Daha üst hedefler yolda. Bir yandan da müzikle uğraşıyorum. Daha bir işim olduğu söylenemez yani. :)

B: Bu kadar yayılan içerik ürettikten sonra hiçbir reklam ajansından teklif aldın mı? Ya da böyle bir beklentin var mı?

E: İrtibata geçtiğim bir sürü iyi, yaratıcı insan oldu ama çoğunda bazı şeyler denk gelmedi. İleride bu sektörde kendimize yer bulmak istediğimden dolayı hep ilgileniyorum tabi bu fırsatlarla.

B: Yarın öbür gün bir marka gelip de çalışmalarından birinde ürünlerinin gizli gizli yer almasını istediğini, bunun için de bir kese altın vereceğini söylese, nasıl bir tepki verirdin? Her şeyi konuşuyoruz, gizlimiz saklımız kalmasın.

E: Videonun reklam olan kısmı, komikliğinin ya da amacı her ne ise onun önüne geçmediği sürece bunda çok yanlış bir şey göremiyorum. Nitekim çok komik, beğendiğimiz viraller de izledik. Ama dengeyi gerçekten iyi tutturmak lazım.

B: Fatih Terim, Uçan Adam Sabri, Devlet Bahçeli, Tayyip Erdoğan, Deniz Baykal, Sabri Sarıoğlu, Tekel Savaşları’ndan Ahmet Abi, Şerif Issı, Nihat Doğan ve diğerleri… Popüler kültürde yer alan kim varsa şöyle bir geçiyorsunuz üzerinden. “Şundan da iyi ekmek çıkardı?” dediğin ama türlü sebepten yapamadığın oldu mu hiç?

E: Dalga geçmek ile yalnızca o görüntüyü, kişiyi kullanmak arasında çok ince bir patates kızartması var. Videolarda dalga geçmekten ziyade o görüntüyü daha iyi hale getirmeye çalıştığımız söylenebilir. Birine davul çaldırmak, şarkı söyletmek ya da elinden ışın çıkartmakta yermekten çok övmek var bile denilebilir. Buna rağmen tehditler, eleştiriler aldık birçok videoda. Bu insanların (çok ünlü olanların umursadığını sanmıyorum) dalga geçtiğimizi sanmasını istemem, istemeyiz, istemezük. Ama bazı fikirleri fazla agresif ya da “ayıp olabilir” diye reddettiğimizi hatırlıyorum.

B: Ufukta yeni video var mı?

E: Olma mı? “Gereksiz Sansür 3” ve “Sabri’nin Hayal Dünyası 2” yolda mesela.

B: Peki buradan selam göndermek istediğin kimse var mı? Üzerinde emeği geçen amca, dayı ya da hala gibi mesela.

E: Bu çok uzun bir cevabı hak ediyor ama kısa tutmak zorundayım. Sonat’ı unutmak istemiyorum, o da Evren gibi bir çok konuda bana destek oldu. Akıl danışma konusunda kararlarına güvendiğim yakın arkadaşım Yiğit’e de teşekkür ediyorum. Hiç bıkmadan bizi yeni videolar yapmaya teşvik eden Irmak’a da teşekkür ediyorum.

Son olarak da Bobiler olmasaydı biz de olmazdık, burası açık. Kurucusu Ozan’a ve oradaki değerli arkadaşlarıma da teşekkür ediyorum. Onları saysam bitiremem. O yüzden bizim Facebook sayfasının beğeniler bölümünde onların da sayfalarını görebilirler.

B: Son soru… En çok hangi çalışmanı beğeniyorsun? Her biri senin evladın gibidir, ayırmazsın muhtemelen ama bir tanesi vardır ki diğerlerinden ayrıdır.

E:Tıstıs Adam”ı seviyorum. Pentium 4 ve 1 GB ramli efsane emektar bilgisayarımda onu yapmak baya zorladı beni. “Ben Kirlettim”i seviyorum. Diğerlerinden doğal olarak ayrı bir yerde. Bir de “Beyblade Sabri feat. Şerif Issı” çok uzun uğraştığım ve o zaman için iyi tepki alan ilk işimdi. Her şeyin başlangıcı gibi sayıyorum. “Şemsiye Savaşı” da var. Neyse yahu, olmadı böyle, çok söyledim.

Berkay:Ray Ray Kasım

Bora: Ozan Bey İyi Misiniz?

Evren:Şemsiye Savaşı

İşim internet yayıncılığı, içerik yönetimi, içerik pazarlaması ve dijital iletişim.

Görüşlerinizle katkıda bulunabilirsiniz

*