facebook-organik-erisim

Facebook’da Organik Erişimi Artırmak İçin 9 Tavsiye

Bu tavsiyeler öncelikle içerik siteleri ve sonra da tabii markalar için. Yani her gün düzenli içerik üreten ve içeriklerini Facebook’dan yaymaya çalışanlara.

Öncelikle işe kabul ederek başlayalım: Facebook organik erişimi uzun süredir bitik durumda.

Ancak isyan etmeye, sızlanmaya gerek yok. Herkes benzer problemleri yaşıyor ve bu durumda yapılabilecek en mantıklı hareket, eldekini en iyi şekilde kullanmak.

Şu sorunun cevabı önemli: Facebook sayfalarındaki postların organik erişimi, toplam beğenin yüzde kaçına denk geliyor?

Her sayfanın ve postun farklı yüzdelere sahip olacağını ancak üç aşağı beş yukarı bir ortalamadan bahsedebileceğimizi söyleyebiliriz.

Post başına ortalama organik erişim, sayfada yayınlanan içeriklerin geçmiş performanslarına bağlı olarak sayfanın toplam like sayısının yüzde 2 ile yüzde 10’u arasına denk geliyor (kimisine göre yüzde 16’lara kadar çıkıyor). Ogilvy’ye göre ortalama erişim yüzde 6; 500 binden fazla beğenisi olan sayfalar için ise yüzde 2‘ye kadar gerileme olabiliyor. Başka bir araştırmaya göre ise fan sayısı arttıkça organik erişim azalıyor.

Tekrar etmek gerekirse, bazı postların viralitesine bağlı olarak yüzde 20-25’leri görebileceğini ve bazı postların da yüzde 2-3’leri görerek ortalamayı düşüreceğini unutmayalım.

Bir Facebook postunun viralitesini ve organik erişimini ise aldığı yorum, paylaşım, beğeni ve tıklanma sayısı artırıyor. Aldığınız her etkileşim ise gelecekteki erişiminizi artırıyor.

Facebook sayfalarının organik erişiminin 2013 ve 2014 yıllarında düzenli olarak düşmesinin nedeni, yıllar içinde marka sayfalarının sayısının ve bir kişinin like’ladığı ortalama sayfa miktarının aynı oranda artmış olması. Bu artıştan dolayı Facebook, markaların her post’unu sayfayı beğenen her fan’a gösteremiyor, fiziksel olarak öyle bir yer yok çünkü Facebook feed’de. Eğer her post gösterilebilecek olsa her dakika ve saniye refresh olan ve kısa sürede vertigo’ya yol açan bir feed’imiz olurdu.

Haziran 2014’te bu konuyla ilgili Facebook’un yaptığı resmi açıklamalara göz atmak isterseniz: Organic Reach on Facebook, Your Questions Answered

Vertigo olmayalım diye de Facebook sadece ilgilendiğimiz yani tıkladığımız, yorum bıraktığımız, paylaştığımız ve like’ladığımız postların sayfalarını önümüze -ağırlıklı olarak- çıkartıyor.

Bu arada çok basit olacak ama bir çerçeve çizmesi açısından da Zuckerberg’in Kasım 2014’teki konuşmasını alıntılayalım:

If a business is sharing useful content, then we’ll show that in News Feed. ~ Mark Zuckerberg

Şimdi müsaadenizle aşağıdaki tavsiyelerle Facebook organik erişimini nasıl artırabileceğinizi, yüzde 2-3’leri yüzde 10-15-20’lere nasıl getirebileceğimize değinmek istiyorum. Elimde mucizevi yöntemler yok ancak işe yarayabilecek tavsiyeler var.

1. Facebook’ta linkli paylaşımların organik erişimi daha fazla (eski haber, günaydın)

Eski haber ama hala bilmeyenler var.

Yalnızca metin paylaşımı ile ya da fotoğraf ile beraber link paylaşımı yaptığınızda ulaşacağınız erişim, post’un kendisini link olarak paylaştığınızda erişeceğinizden kesinlikle daha az oluyor. Bunu Ağustos 2014’teki güncelleme ile Facebook’un kendisi de açıkladı.

Yani en doğru paylaşım modeli içeriğin linkinin embed edilmiş şekilde, yani post’un kendisi olarak paylaşılması.

2. Gevezelik etmeyin, post description uzunluğu ortalama 40-75 karakter olsun

Bazı Facebook sayfalarında içeriğin kendisinden alınan paragrafların -ilgi çekeceği düşünülerek- description kısmına kopyalandığını görüyorum.

Hayal edin. Meyve pazarındasınız, kavun alacaksınız ve size kavun satmak isteyen 2 tane tezgah var. Birisi uzun uzun bir şeyler söylüyor; hem kavunun faydalarını, hem kavunun nasıl soyulacağını hem de kavunun renginin neden sarı olduğunu anlatıyor. Bir sürü laf, bir sürü gürültü. Bu sırada diğer tezgahlardan da sesler geliyor. Sizin ise net bir cevaba (yönlendirmeye) ihtiyacınız var: “Neden o kavunu almalıyım?”. Yani “neden o kavuna tıklamalıyım?”.

İkinci tezgahtaki net ve basit konuşuyor: “Kavunum bal gibi abla, Akhisar’dan yeni geldi”.

Kavununun bal gibi olduğunu iddia eden ve bunun kanıtı olarak da Akhisar’dan yeni gelmiş olduğunu söyleyen, bunu yaparken de uzun uzun laflarla beyin sulandırmayan kazandı. Onca tezgah bağırıyorken ve müşterinin dikkatini birkaç saniyeliğine yakalamışken derdini hızlıca ifade etti, kavununu sattı.

fb-chart

Araştırmalara göre de en ideal post description uzunluğu 0-70 karakter arası.

Son bir ipucu: Description’ın ilk ve son kısmı en önemli noktalar. İlk kısım önemli çünkü kullanıcının dikkatini ilk çeken şey açıklamanın ilk 1-2 kelimesi olacak. Son kısım önemli çünkü Türkçe’de vurgu sondadır. Yani cümlenin nasıl bittiği, fonetik, anlam ve aksiyona geçirme açısından çok şeyi değiştirebilir. Bu yüzden de kullanılan sıfat ve fiiller özellikle önemli, gerekirse üzerinde dakikalarca düşünülmeli.

3. Click-bait’ten uzak dur, click-bait günahtır

Facebook, click-bait yani tık avcılığını cezalandıracağını duyuralı çok oldu (Ağustos 2014). “Click bait nedir” diyenlere Türkiye’deki gazetelerin websitelerini, Facebook sayfalarını gezmelerini ve başlıklarına göz atmalarını tavsiye edeceğim. Bir örnek hemen aşağıda (bu aynı zamanda ilk maddemize göre yanlış bir kullanım, sadece fotoğraf kullanılmış):

Bu merak yaratmak değil, bu kötü niyetli bir post. Başlıkta yarışmacı denmesine rağmen jürinin fotoğrafının seçilmesi ve “fuhuş” kelimesinin kullanılmış olması… Tıklamadım, tıklamayacağım da.

Click-bait diye yazılır, okuyucuya saygısızlık ve trafiğe tapınmacılık diye okunur.

Daha önemlisi ise click-bait yapan sayfaların organik erişimleri Facebook tarafından düşürülüyor.

4. Uğur Dündar gibi: Soru sor, fikir al, tartışma yarat

Facebook postlarında organik erişimi artırmak istiyorsanız paylaşım (share), yorum (comment) ya da beğeni (like) almak durumundasınız. Paylaşım ile beraber organik erişimi en çok artıran ise yorumdur.

O zaman ulaşmak istediğiniz kitlenin fikir belirtmesine ve konuyu sahiplenmesine yol açacak sorular sorun onlara.

“Turşu yaparken limon mu sirke mi” gibi bir soru bu. Herkesin bir fikri var. Yorum geldikçe reach artar, yeni yorumlar gelir, reach daha da artar.

5. Günceli yakalayın, burnunuz ve kulaklarınız keskin olsun (arada Twitter’a bakın yani)

Güncel konular hakkında herkesin ya olayın ne olduğunu öğrenmeye ya da olay hakkında yeni bir bakış açısı (bilgi ya da eğlence) görmeye ihtiyacı vardır. Eğer bu ikisinden birini içeren şekilde içerik üretir ve düzgün bir şekilde paylaşırsanız içeriğin dikkat çekme ve tıklanma ihtimali artar.

Ve post’unuzun tıklanma oranı yüksekse, beğeni, yorum ya da paylaşım olmasa da organik erişim pozitif olarak etkilenecektir. Sizin bir kullanıcı olarak Facebook postuna tıklıyor olmanız, o içerik ve sayfa ile ilgilendiğiniz anlamına gelir.

Güncel içerikler de hali hazırda toplanan ilgiyi kullanmak için en iyi fırsatlardır.

6. Sıkıcı olmayın, description’da bir hikaye, duygu, aksiyon yaratın

Hepimiz gün içinde minik kaçışların peşindeyiz. İki dakika kafa dağıtmak için Facebook’da, Twitter’da gezinip duruyoruz. Mesele, hangi Facebook sayfasında o kaçışı yakalayacağız?

Ortak bir nokta yaratın kullanıcı ile, ortak bir hikaye ya da duygu olabilir bu.

İçeriğinizin konusu “90’ların en iyi rock grupları” olsun örneğin. Eğer ki hedefiniz o 90’lı yılları gençken yaşamış ve rock müzik dinlemiş insanlarsa, elinizde hikaye oluşturabileceğiniz bir şey var demektir, har vurup harman savurmayın bu fırsatı. Nothing Else Matters’ı ve o zamanlar dökülen göz yaşlarını hatırlatın mesela ve bu duygudan hareketle kullanıcı da daha fazlası için tıklasın o post’a.

Ya da aksiyona geçirin kullanıcıyı. “2015 yılı tatil rotaları”ysa içeriğinizin konusu, “kalkın gidiyoruz” deyin mesela. “Uçak biletleri şu sıralar ne kadar da ucuz aslında” diye ekleyin örneğin. Bir fikir sokun o kişinin aklına ve daha fazlası için tıklamak istesin.

7. Artık şu fotoğrafı düzgün seçelim değil mi ama güzel insan?

Fotoğraf kaliteli olsun, büyük gözüksün. Büyüklük olarak da minimum 484*252, ideal olarak ise 1200*628 olsun.

Çok önemli not: Fotoğrafta birden fazla şey anlatmaya çalışmayın. Tek bir şey anlatın, anlaşılır ve basit olsun. İçeriğin başlığı ve description’ı ile bağlantılı (tamamlayıcı) da olsun ve daan diye vursun bakan kişiyi, o anda sadece o dikkatini çeksin.

Ve bakan kişi o an bir fikir edinsin içeriğin ne olduğu hakkında. Sonrasında fikir yürütsün ve en nihayetinde de ilgisini çekiyorsa eğer, tıklayabilsin.

Elinizde silah olarak başlık var, description var ve bir de post’un fotoğrafı var. Ve bu silahlar herkeste var; diğerlerinin yanında senin fotoğrafın benim ilgimi nasıl çekebilir?

8. “Saat kaçta atalım?”

Bu sorunun cevabı sayfanızın Facebook Insights kısmında. Her sayfanın komünitesi farklı, her sayfanın erişiminin yüksek olduğu saat ve gün farklı.

Ama tabii net olan iki şey var. Birincisi, gün içinde Facebook sayfalarının daha fazla içerik ürettiği aklınızda olsun. Yani sonuçta sabah 9 ve akşam 6 arası mesai saatleri olarak belirlenmiş. Sosyal medya uzmanları ve içerik üreticilerinin çalışma saatleri de bu aynı zamanda. Yüzlerce binlerce sayfa bu saatler içerisinde ağırlıklı olarak içerik atıyor. Ve siz de Facebook’a gün içerisinde attığınız içerik ile bu rekabete giriyorsunuz aslında.

İkincisi ise aynı televizyonun olduğu gibi internetin de bir prime-time’ının olması. Facebook kullanıcılarının ağırlıklı olarak serbest bir şekilde takıldığı zamanlar olan akşam 20:00-22:00 aralığını deneyin. Sayfanıza ve kitlenize göre 19:00-23:00 aralığına genişletin.

İşinize göre de saatlerinizi ve içerik tiplerinizi düşünün mutlaka. Örneğin biz Yemek.com‘da saat 13:00-15:00 civarı tatlı tarifi atmayı alışkanlık haline getirdik. Öğlen yemeğini yeni yemiş bir insana ana yemek tarifi atmak mantıksız çünkü.

Siz de kendi içeriklerinizi ve yayın saatlerinizi tekrar planlayabilir, farklı denemeler yapabilir ve Facebook Insights’tan sonuçları gözlemleyebilirsiniz.

9. Pamuk eller nerede: Reklam, reklam, reklam

Facebook bunu hiçbir zaman resmi olarak açıklamadı ancak reklam verilen postlar aracılığı ile diğer postların da organik erişiminin zamanla artıyor oluşu bilinen bir durum. 5-10 lira bile olsa doğru hedefleme ile vereceğiniz minik reklamlar size yakın gelecekte daha yüksek organik erişimler olarak dönecektir.

Ancak yanlış anlaşılmasın: Sayfanın kendisine değil, postlara reklam verilmeli. Sayfanın toplam like sayısının prestij dışında mantıklı bir önemi kalmadı artık (“sayfamız 10 milyon fan’a ulaştı!!1!”).

Hatta hedeflemede sadece kendi kitlenize (yani sayfayı beğenmiş olanlara) hedefleme yapın. Maliyeti yüksek olabilir ama o anda deaktif olan fanlarınıza ulaşmış olursunuz.

Mutlaka haftalık ya da aylık bir Facebook reklam bütçeniz olsun, mutlaka.

Bonus: Video yayınlayın, erişim uçsun

Facebook’un 2014 yılı içerisinde büyük önem verdiği ve 2015 yılında da yükselen formunu koruyacak olan içerik tipi: Video.

Haziran 2014’ten beri Facebook’da günde 1 milyar video izleniyor. Kullanıcılar videoyu seviyor ve Facebook da kullanıcıların News Feed’de daha çok kalmasını istiyor. Bu durumdan faydalanarak organik erişimi artırmanın yolu ise Facebook sayfalarında daha çok video yayınlamasından geçiyor.

Tabii bu durum, telif konuları sıkıntılı olabileceği için markalardan ziyade içerik siteleri için avantaj. Eğer bir içerik siteniz varsa ve Facebook’da organik erişimde sıkıntı yaşıyorsanız, takipçilerinizin ilgisini çekeceğini düşündüğünüz kaliteli bir videoyu sayfanızdan upload etmeyi deneyin. Eğer -yukarıdaki maddeleri unutarak- kötü bir description yazmazsanız, yayınladığınız videoda erişiminiz ve like sayılarınız uçacak. Düzenli video paylaşımı ile ise orta vadede toplam organik erişimi artırmış olacaksınız.

Telif derdi olan markalar için tavsiyemiz ise yıllık planlarında video prodüksiyonuna da yer vermeleri.

Her konferansta mutlaka en az bir kez söylenen o müthiş tespiti müsaadenizle hatırlayalım: Gelecek videoda.

**

Yordun bizi Facebook. Trafik çekme ve marka bilinirliği yaratma konusunda bu kadar güçlü olmasaydın hiç uğraşmazdık ama seviyoruz seni.

Şimdi değerli okuyucu, varsa eğer başka bir tavsiyen yorumlarda katkıda bulunabilir, yazıyı paylaşarak başkalarının da faydalanmasını sağlayabilirsin. Tabii “şu konuda yanlışsın, şöyle olmalı” diye düşünüyorsan da yorum bırakmanı çok isterim. Şimdiden teşekkürler.

İşim internet yayıncılığı, içerik yönetimi, içerik pazarlaması ve dijital iletişim.

Leave a Reply to Mustafa Erüst İptal

*

11 yorum

  1. Yunus

    Gerçekten çok iyi bir yazı, devamını bekletecek nitelikte hoş bilgiler var. Kardeşim seni tebrik ediyorum, Kadir Has’taki sunumunu büyük bir ilgi ile takip ettim. Bundan sonrada ciddi takipçinim, yemek tarifleri vb. şeyler değilde dijitalle alakalı vereceğin tüm bilgiyi rafine edip kullanmayı düşünüyorum.

    Teşekkürler.

  2. Gulcan Arusoglu

    Çok doğru belirtmişsiniz. Videonun da dikkat çekici olması gerek. Merak uyandırması ve 15 saniyeyi geçmemesi önemli değil mi sizce de?

  3. ferruh özdin

    Ömrü hayatımda hiç bir makaleyi bu kadar içten ve zevkle okumadım inanın buna, ve ne kadarda doğru bildiğim yanlış varmış eline yüreğine sağlık.

  4. 3bAdmin

    Hocam güzel yazı olmuş gerçekten elinize sağlık. Yalnız sayfa beğeni sayısına sanki gereken önemi vermemişsiniz gibi. Kimi kullanıcılar bir sayfaya girdiğinde ilk önce beğeni sayısına bakıyor:) Kolay gelsin.

  5. Koray

    Mis gibi içerik olmuş. Açık ve anlaşılır. Emeğine sağlık.)

  6. İsmail Aras

    Elinize sağlık demek istiyorum öncelikle.Sayfa beğeni sayısı konusunda size katılmıyorum 100.000 üyesi bulunan bir sayfa ile 5000 üyesi bulunan bir sayfa arasında fark olmaması çok ilginç.

  7. Gül

    Çok yardımcı oldunuz,teşekkürler…

  8. Mustafa Erüst

    İçeriğin nasıl pazarlanacağını bizlere anlatırken aynı zamanda üzerimizde de uyguladığın için teşekkür ederiz :)

  9. Enes

    Gerçekten emek verilmiş. Çok önemli bilgiler var. Teşekkürler.

  10. Volkan

    Selam. Facebook reklam verdim. Günlük , Haftalık , kiralık villa. Beğeni sayısı 500 civarı şu an. Sadece 1 yorum var kiralama ile ilgili. Yorumlari nasıl arttirabilirim. Nasil istediğim kitleye ulaşabilirim.

    ilgi alanlarini : evlilik,tatil,havuz,aile ve ilişkiler,yiyecek içecek,deniz vb ekledim.

    Fikir verirseniz sevinirim