icerik-pazarlamasi-nedir-250

İçerik Kralsa İçerik Pazarlaması Nedir?

[6 Şubat 2014’te Turkcell Blog’da yayınlandı]

İçerik kralsa içerik pazarlaması nedir, stratejisi nasıl belirlenir?

“People don’t read ads. They read what interests them, and sometimes it is an ad.” (İnsanlar reklamları okumazlar. İnsanlar, ilgilerini çeken şeyleri okur ve bu bazen bir reklam olur.)

Yukarıdaki söz yaklaşık 40 sene öncesinin reklam gurularından Howard Gossage’a ait. O zaman kimsenin aklına “içerik” ve “pazarlama” kelimelerini bir araya getirmek ya da “içerik kraldır” demek gelmemiş tabii. Şimdi ise bulduğu en ufak çatlaktan coşkulu bir şekilde kendini gösteren dijital içeriğin adeta ‘bolluk’ dönemindeyiz.

İçerik derken neyi kast ediyoruz?

Twitter’ı kapatıp, e-postalarımıza bakıyoruz, RSS’imizdeki blogları taradıktan sonra tabletimizdeki yerli yabancı dergileri gözden geçiriyor, eh bir de Facebook’a mutlaka göz atıyoruz. Bunun daha videosu var, podcast’i var, e-book’u, basın bülteni, röportajı, akademik yayını ve tabii bir de galerisi var… Daha da sayılabilir. Farklı formatlar, farklı kanallar; ama her biri de içeriktir bunların.

İçerik pazarlaması” tanımı cümle içinde kullanıldığında, konuya uzak birçok kişinin duraksadığı ve anlamaya çalıştığı nokta “içerik” kelimesi oluyor. Önceki paragrafta saydıklarım, aslında hepimizin günlük rutininde olağan yer kaplayan ve ancak içinden çıkıp gözlemlediğimizde içerik olduğu fark edilen araçlar.

Bu araçların en önemli fonksiyonu ise en az iki noktayı birleştiriyor olmaları, yani aradaki iletişimi sağlamaları. İçeriği meydana getiren bu noktalar bazen bir marka, bazen bir dernek, bazen bir devlet kurumu, çoğu zaman da biz kullanıcılarız.

İletişimi başlatıcı aktörler olan bu noktalardan en az biri marka olduğunda ise aslında içerik pazarlamasına giriş yapmış oluyoruz.

İçerik ile pazarlama arasındaki ilişki ne anlama geliyor?

İçeriğin kullanıcılar tarafından da oluşturulmaya başlandığı ve Web 2.0 diye tabir edilen içinde bulunduğumuz dönem ile beraber dev bir kakofoninin içinde olduğumuzu söyleyebiliriz.

Ancak bu iletişim -ve içerik- kakofonisi aynı zamanda fırsat demek. Bu dönemin öncesinde başka kanal olmadığı için yalnızca fiziksel kanallarda yer alabilen ve gelirlerinin önemli bir kısmını reklam ve pazarlama kalemine ayıran (ve yatırımın geri dönüşünü ölçemeyen) markalar artık dijital içeriğin nimetlerinden faydalanıyor. Yani artık markalar, mevcut takipçilerine ve gelecekte tüketicileri olmasını umdukları kullanıcılarına daha organik yollarla ulaşıyor.

Bütün içerik tiplerini ve içeriği odağına alan pazarlama faaliyetlerini bir şemsiye gibi kapsayan içerik pazarlaması, markaların tüketicilere doğal yollarla ve genelde fayda odaklı olmak üzere ulaşmalarını sağlayan bir yöntem.

O zaman “içerik pazarlaması”nın detaylı tanımını şöyle yapabiliriz:

İçerik pazarlaması, markaların dijital kanallar üzerinden yayınlanan çeşitli yazılı, görsel ve işitsel içerik tipleri ile takipçilerin ilgisini çekerek, marka hakkında olmak zorunda olmaksızın onların fonksiyonel ya da duygusal ihtiyaçlarını giderdikleri, ayrıca onların marka hakkında bilgilenmelerini, bağ kurmalarını ve sonraki süreçte ise markanın ürünlerini satın almalarını ve hatta oluşan memnuniyet ve sadakat ile beraber tekrar aynı markadan satın alma ihtiyacı hissetmelerini, bütünde ise marka hakkında pozitif bir duyguya sahip olmalarını sağlayan içerik ve iletişim stratejisi ile taktiklerinin birlikteliğidir.

Yukarıda koyu renkle yazılan kısım içerik pazarlamasının temelini oluşturuyor aslında:

  • Bir pazarlama faaliyeti çerçevesinde yayınlanan içerik, yalnızca markanın kendisi hakkında ya da doğrudan satışa yönelik olmak zorunda değildir.
  • İçeriğin asıl hedefi kullanıcının/tüketicinin ilginç, yaratıcı, eğlenceli ya da faydalı içerik ile ilgisini çekmek ve ihtiyacını ya da sorununu gidermektir.

Yazının başındaki cümleyi hatırlayalım: “İnsanlar reklamları okumazlar. İnsanlar, ilgilerini çeken şeyleri okur ve bu bazen bir reklam olur.”

İçerik pazarlamasının temelini anladıktan sonra ise sırasıyla şu soruların birer birer cevaplanması ve ilgili taktiklerin uzun vadeli bir içerik stratejisi dahilinde belirlenmesi gerekiyor:

  • Nasıl bir iletişim dili oluşturmalı, hangi ihtiyaçları gidermeli?
  • Hangi kanallarda aktif yer almalı? (sosyal medya, e-mailing, web sitesi vb)
  • Hangi içerik tiplerini kullanmalı? (görsel, işitsel, yazılı)
  • İstikrarlı bir şekilde marka adına kaliteli içerik üretebilecek kişiler kimler?
  • Takipçi komünitesini kimler yönetecek, marka adına kimler, nasıl iletişime geçecek?
  • ·İlgi çekici ve fayda odaklı içerik nasıl üretilir?
  • Arama motorlarında nasıl daha fazla görünürlük elde edilebilir?
  • Sosyal paylaşım ve viral yayılım nasıl tetiklenir? (başlık, görsel, konu seçimi vb)
  • İçeriğe yapılacak yatırımın geri dönüşü hangi metriklerle analiz edilir?

Son olarak okuyucunun marka içeriği ile tekrar karşılaşması (ve olası tekrar satış) nasıl sağlanır?

Markanızın karakteri ve dili ile bütünleşebilecek içerik tiplerini ve kanalları belirlediğinizde ve bir de kitlenizi anlamaya ve onlara yönelik fayda odaklı içerik üretiminde bulunmaya başladığınızda içerik ile pazarlamaya başladınız demektir. Yukarıdaki sorular ve cevapları da sizin için en doğru içerik pazarlaması stratejisini belirlemenize yardımcı olacak.

İşim internet yayıncılığı, içerik yönetimi, içerik pazarlaması ve dijital iletişim.

Görüşlerinizle katkıda bulunabilirsiniz

*

1 yorum

  1. Pingback: İçerik Üretenlerin En Az Birer Kez Yapması Gereken Hatalar | İçerik Pazarlaması | Batuhan Apaydın