İyi İçerik Üretmenin 10 Emri

[11 Ocak 2012’de SMCO’da yayınlanmıştır]

İyi İçerik Üretmenin 10 Emri

İçerik kraldır, peki ama kral bir içerik nasıl yaratılır?

Blog tutmak kolay bir iş değildir, bunu öncelikle kabul edelim. Kolay olan blog açmaktır. Zor olan istikrarlı bir şekilde ilgi çekici ve paylaşılası içerik üretmektir. Bu yüzden tekrar tekrar yeni bloglar açılır, yeni yılın ilk gününde olduğu gibi alınan sıfır kilometre kararlar ve verilen cilalı sözlerle: “Bu yıl düzenli blog tutacağım, düzenli yazacağım ve yazılarım çok paylaşılacak!”

Sahi sen kendine kaç tane blog açtın sevgili okuyucu? Kaç tanesi etrafında gördüğünde moda bloglarını andırdı, kaç tanesi fotoğraf ve video atan futbol bloglarına benzedi, kaç tanesinde büyük teknoloji sitelerindeki haberleri kopyalayıp yapıştırarak teknoloji ve sosyal medya uzmanı olmaya çalıştın?

O moda bloglarının bazısı kendi e-ticaret girişimini kurdu. O futbol bloglarını kuranlardan bazıları şu anda bir TV programında yorum yapıyor ve o teknoloji bloglarının yazarları sektörün önemli isimleri ile davetlere katılıyorlar, fikir alışverişinde bulunuyorlar.

Yaptıkları şey çok basitti: İyi ve düzenli içerik üretmek. Sen ise iyi ve düzenli içerik üretenin işini küçümsedin, daha iyisini bile yapabilecekken köşene çekildin. Ben şimdi seni böyle sarsarak sana bir fırsat daha veriyorum aslında. Hiçbir şey için geç değil. Sen de düzenli blog tutarak kendi alanında uzman olabilir, ismini duyurabilir, hatta markanı bile yaratabilirsin. İnternet fırsatlar dünyası.

Peki iyi içerik nasıl üretilir? İyi içerik üretmenin 10 emri nedir?

–          Popüler konular hakkında yazın. Evinden dışarı çıkan herkes gündemin içindedir. Herkes Amy Winehouse’un ölümü hakkında atıp tutabilir ya da sosyal medyanın yükselişi üzerine yorum yapabilir. Herkesin Fenerbahçe’nin yaşadığı şike davasıyla ilgili bir fikri vardır. Popüler her konu hakkında yazabilirsiniz, yeter ki odağınızı ve tarzınızı kaybetmeyin ve yeter ki bu popüler konular hakkında yazdıklarınız genelin yazdıklarına benzemesin.

–          Ahkam kesin. Cahil cesaretinizi koruyun ama bilginiz ve birikiminizle yargılarda bulunun. Eleştirilmekten korkmayın. Korkan kişi kesin yargılarda bulunamaz. Ancak bildiğinden emin olan, bilmek için okumuş olan yargıda bulunabilir. Bilmediğiniz konuda ahkam kesmeyin, parmakla gösterirler. Emin olun, herkes birilerinin kendisine neyin doğru, neyin yanlış olduğunun gösterilmesini ister. Yeter ki kestiğiniz ahkam inandırıcı olsun. İnandırıcı olmasının yolu da “bilmek”tir.

–          Duygulara hitap edin. İnandırıcı olmak için duygulara hitap etmeniz gerekir. Okuyucunun gönül yaylarını titretin. Çocukken kaybettiğiniz yaşlı akrabalarınızdan bahsedin demiyorum, duygulara hitap etmek bu değil. Empati kurmakla başlayabilirsiniz mesela. Bilin ki herkes kendi gibi düşünülsün, hissedilsin ister. Kabul etmez, ama içten içe ister bunu. Etrafı iyi gözlemleyin, insanların duygularını hedefleyin. İnsanlar neyi duymayı ve hissetmeyi istiyor?

–          Rakamlardan beslenin. İstatistikler yazıya can katar, içeriği zenginleştirir. Herkes kesin gerçekleri duymak ister. Facebook’un “çok” kullanıcısı olduğu değil, “800 milyon” kullanıcısı olduğu ilgi çekici olandır. Eğer 800 milyon rakamı ilgi çekici değilse, “dünya nüfusunun neredeyse 10’da 1’i” pekiştirmesini kullanın. Ama lütfen artık Facebook’un üye sayısından bahsetmeyin. Herkes Facebook’tan bahsediyor, siz Path’ten bahsedin, Instagram’dan bahsedin.

–          Farklı olun. Bu zamanın internet dünyasında artık herkes yanındakine ne kadar benzediğini fark etti ve dolayısıyla herkes yanındakine benzemediğini kanıtlamaya çalışıyor. Elbette aynı değiliz ama tamamen farklı da değiliz. Siz ürettiğiniz içerik ile farklı olduğunuzu gösterin. Sizin kafanızdakiler değil, ortaya çıkardıklarınız farkınızı yaratır ve herkes farklı birilerini görmek, duymak, okumak ister. Hikayeniz, farkınızı yaratır.

–          Hikayeniz olsun. İlginç bir hikayeye herkes ilgi gösterir. Başarı hikayelerinizi paylaşın. Sizin başarı hikayeniz yoksa, başkalarının başarı hikayelerini okuyun ve aktarın. Herkes kendi hikayesine bir şeyler katar, siz de katın. Başkalarının hikayelerinden esinlenin, siz de başarılı olmak ve hikaye sahibi olmak için çalışın, çabalayın. Sonra da bir gün sizin başarı hikayenizi anlatsınlar, hikayesi olmayanlar.

–          İnsanları eğlendirin. Bu hayatı yaşamak herkes için kolay değil. Herkes sizin gördüğünüz kelebekleri, çiçekleri ve gökkuşaklarını görmüyor olabilir. Bunların varlığını kanıtlayın onlara. Her gün birbirine benzeyen ve sıkıcı onlarca içerik tipi (yazı, video, ses, resim vb) ile karşılaşan okuyucuya eğlenebileceğini hatırlatın. Siz sıkıcı olursanız, herkes sıkılır.

–          Paylaşılası içerik üretin. Sosyal medya kanallarında paylaştıklarıyla insanlar artık kendilerini tanımlama ve öyle ya da böyle kendi markalarını yaratma peşindeler. Eğer siz iyi içerik üretirseniz, eninde sonunda sizin içeriğinizi de paylaşırlar. Daha iyi içerik, daha çok paylaşımı getirir. Daha çok paylaşım, daha çok okuyucu demektir ve daha çok okuyucunun sizi takip ediyor olması daha fazla içerik üretmeniz için size motivasyon kaynağı olur.

–          Çarpıcı başlık bulun, iyi görsel seçin ve imla kurallarına dikkat edin. Bir yazının başlığı kadının kalçası, erkeğin ayakkabısı gibidir. İlk önce başlığa bakılır. Sonra görseller dikkat çeker. Görseller kirpiktir, dudaktır; omuzdur, boydur. Yazı okunurken ise imla hataları ve anlatım bozuklukları dikkat çeker, fazlası yazıdan uzaklaştırır. İmla hatası ve anlatım bozukluğu ağız kokusudur ama çaresi vardır. Dikkat ederseniz, mükemmele yakın bir Türkçe kullanabilirsiniz (ama aslında kimse mükemmel değildir).

–          Son madde okuyucunun maddesidir. Okuyucunuza ya da izleyicinize yorum yapabilecek alan bırakın. O da düşüncelerini söylesin, katılmayı dilesin. Katılmasını sağlamak için kışkırtıcı cümleler kullanın, tasvirlerde bulunun. Size küfür de edebilirler, saygı da duyabilirler. Tepki göstermelerini sağlayın. Ancak unutmayın, ilişki kurmak birileriyle tanışmak değil, tanışıklığı devam ettirmektir.

Fark etmişsinizdir, yazı yazmak ve -aslında büyük resimde- içerik üretmek hayatın kendisi gibidir. Yazı yazan ve içerik üreten kişi varoluşunu anlamlandırır ve bu eylemin aslında ibadetten farkı yoktur.

Farklı oldum, çarpıcı davrandım, ahkam kestim, imlaya dikkat ettim ve şimdi yorumunuzu bekliyorum sevgili okuyucu.

İşim internet yayıncılığı, içerik yönetimi, içerik pazarlaması ve dijital iletişim.

Görüşlerinizle katkıda bulunabilirsiniz

*

2 yorum

  1. Sevgili Batuhan ;
    İnsanlar hep kendilerini arar aslında. Ve kendilerinden birşeyler görmek okumak yaşamak isterler.Ararken de , kimileri yazı yazar. Kimileri resim yapar.Kimileri resim yapar.Kimileri öykü – roman yazar.Kimileri hep söyler.Kimileri hep söylenir. Rüzgar kanatlı atlılar gibi geçer giderler .
    İşte bu kimileri içinde ; yazmak,yazarken aramak ve yazıp arayıp bulmak yürekliliğini gös-
    terme erdemi anlam bulur.Bu da insanı yarına taşıyan mutluluk olur.Sonuçta bu anlamda
    insan ; kendiyle , başkalarıyla ve başkalarının da kendisiyle bütünleşmesini sağlayınca
    mutluluk duyarak yaşamın tadını yakalıyor.

  2. Şunu Unutma ki , asla kendin olmaktan korkma.İçindeki seni ve gücü tanı. Her ne ararsan sen kendinde ara. Özünü yakalayan insan, başarıyı hep yakalar.