komunite-olusturmak

İçerik Üreticileri Nasıl Daha Fazla Yorum Alır ve Komünite Oluşturur?

Bir iş modeli olarak Türkiye’de internet üzerinden yayıncılık yapmak ve gelir elde etmek henüz kabul görmüş durumda diyemeyiz. O yüzden her dijital yayıncının katılımcı ve sadık bir komüniteye sahip olması gerektiği de üzerinde özenle durulan bir konu değil.

Komünite, topluluk, cemaat, takipçi kitlesi… İsmine ne derseniz deyin, bir yayıncı olarak sizi okuyanlar kadar varsınız ve sizi okuyanlar size ve içinde bulundukları “sizi okuyanlar” grubuna ne kadar sadıksa, siz de o kadar sürdürülebilir bir iş modeline sahipsiniz. Bundan dolayı da içeriğinizi çevresine yayacak ve hatta sizin ürünlerinizi ya da size reklamverenlerin ürünlerini satın alacak kadar size sadık ve güvenen ve sizinle olduğu için mutlu olan bir komünite oluşturmanın yollarını düşünmeniz gerekiyor.

Doğru yemeği pişirmek için marketten neler alınabilir, sıralayalım. Komünite oluşturabilmek için:

  • Düzenli e-bülten gönderebilir,
  • Forum benzeri tartışma alanları oluşturabilir,
  • Tartışmayı körükleyecek bir sosyal medya stratejisi belirleyebilir,
  • Görünürlüğü arttırmak için fiziksel yayınlar çıkartabilir,
  • Periyodik buluşmalar gerçekleştirebilirsiniz.

Aslında üzerinde özenle düşünmeniz gereken nokta, dolaylı yöntemlerle okuyucularınızı içeriğe çekmek ve onların yine aynı içeriğe katılımını (yorum bırakmalarını ve etraflarına yaymalarını) sağlamak. Dikkat ederseniz yukarıdaki maddelerin gerçekleşmesi halinde elde edilecek olan da okuyucuların online ya da offline ortamda yorumlarıyla size katkıda bulunması ve içerikle aralarında bağ kurmalarıdır.

O zaman mikro seviyeden başlayalım: Daha fazla yorum için içerik nasıl üretilmeli, nasıl call-to-action (tr. katılım çağrısı) yapılmalı?

  • Güncel konulara değinmek: Doğru, yanlış, mantıklı, mantıksız fark etmez. Hemen herkesin güncel konular hakkında bir fikri vardır. Herkes gündemdeki her konuyu takip edemez ancak gündemi epey yoğun olan Türkiye’de hemen herkesin en az bir gündem maddesi hakkında fikri vardır. Dolayısıyla içeriğinizin alanına giren bir gündem maddesi hakkında (ve çarpıcı bir şekilde) yazdığınızda, kendi düşüncesiyle katkıda bulunacak birileri mutlaka çıkacaktır. Bu yazı tipindeki call-to-action, gündem hakkında yorum yapma/ahkam kesme ihtiyacından güç alır.

    Örnek 1: Dijital Geleceğe Dair Bir Uyarı Atışı: KONY 2012
    Örnek 2: Ekşi Sözlük’te Dine Hakarete 1,5 Yıl Hapis
    Örnek 3: 1 Saatlik Hatalı Fiyat Girişi, Gold.com.tr’ye 63 Bin TL’ye Mal Oldu

  • Kamuoyu yaratmak: Az sayıda kişinin haberdar olduğu ancak dile geldiğinde herkesin ilgisini çekebilecek, insanların yorum yapmadan ya da çevrelerine yaymadan duramayacağı konular vardır. İnsanlar takdir ettikleri içeriği yayarken aslında yazıya yaptıkları yorumu da yayarak, yaratılan kamuoyuna katkıda bulunmuş olurlar. Kamuoyu yaratmak hem yazar hem de okuyucu için fikir önderi olma adımıdır. Bu modeldeki yorum yapma call-to-action’ı ise içeriğin çarpıcılığı ve çok az kişinin yapabildiği kamuoyu oluşturma ihtimaliyle kendiliğinden doğar.

    Örnek 1: Hangi Türk E-Ticaret Şirketleri Spam Yapıyor?
    Örnek 2: Türk E ticareti: Araba Devrilince Yol Gösteren Çok Olur
    Örnek 3: 10 Adımda Sosyal Medya Uzmanı Olun

  • Sınırları olan bir çerçeve belirlemek: Sınırlar çizildiğinde, spesifik olunduğunda, yani süreç basitleştirildiğinde istediğinizi hızlıca alırsınız. Çok az kişi karmaşık yapılarda yolunu bulmak için kendiliğinden motive olur. İçerik üreticisinin işi ise okuyucu için okuma/izleme deneyimini kolaylaştırmaktır. Dolayısıyla spesifik bir duruma işaret etmek ya da spesifik bir argüman sunmak (sınırları belli bir çerçeve) ve ardından da spesifik bir soru (“çerçevede ne görüyorsunuz?”) sormak gerekir. Önceden olası cevapları verip, okuyucudan yorum beklemek de bir yöntemdir. Özetle okuyucuya üzerinde düşünmesi için fırsat vermeniz, onun işini kolaylaştırmanız ve sınırları belli olan bir çerçeve çizmeniz gerekiyor. Burada yorum için yapılan call-to-action, sınırları belli olan çerçeveden güç aldığı için etkili olur.

    Örnek 1: Kargo ücreti kaç TL’den fazla olduğunda ürünü satın almaktan vazgeçersiniz?
    Örnek 2: İnternet üzerinden bir seferde yaptığınız en yüksek harcama tutarı ne kadardı?
    Örnek 3: “Bedava” verseler dahi internetten almam diyeceğiniz bir ürün var mı?

    Bunlar dışında da farklı odak noktalarına ve iletişim dillerine sahip mecralar için farklı yolların oluşturulabileceği malumunuz. Ancak bu üç madde olmazsa olmazlar olarak sayılmalı. Komünite oluşturmanın yolları olarak da ilk kısımdaki maddelerin her biri üzerinde -yayının uygunluğuna göre- düşünülmesi gerekiyor.

    Okuyucularınızdan daha fazla yorum gelmesi, bir yayıncı olarak komüniteye sahip olduğunuz anlamına gelmez ama bu yolda atılmış pozitif bir adımdır. Onlarla iletişim kurun, onları sevin.

  • İşim internet yayıncılığı, içerik yönetimi, içerik pazarlaması ve dijital iletişim.

    Görüşlerinizle katkıda bulunabilirsiniz

    *

    4 yorum

    1. yok

      bu yazıya yorum yazayımda işe yarıyo desinler xD

    2. Pingback: İçerik Pazarlaması Planı Yaparken İçeriği Küçümsüyor musun? - Batuhan Apaydın

    3. Pingback: 43 Interactive | İçerik pazarlaması planı yaparken içeriği küçümsüyor musun?