radikal-son-sayi-kapagi4

Radikal’in Basılı Yayına Son Vermesinin Ardından

Bugün 21 Haziran. Aylar sonra, belki son bir yıl içinde ilk defa gazete aldım. Radikal’in son basılı sayısı kütüphanemde dursun, arşiv niyetine saklayayım diye.

Öncelikle hakkını verelim isterim: Radikal gazetesi Türk basını için bir milattır, başarı hikayesidir ve Türkiye’de gazeteciliğin tarihine bakıldığında gururla anlatılacaktır.

Susurluk skandalı ile ismini duyuran Radikal, Ali İsmail Korkmaz’ın ölümüne neden olan linç görüntülerini ortaya çıkarttığı son gerçek haberciliği ile kapanışı öncesinde aslında kuruluş amacına da esaslı bir selam göndermiş oldu. Radikal İki, Radikal Kitap ve benim lise yıllarımda Radikal’i sevmeme neden olan Radikal Futbol‘u çıkaran ekiplere de özellikle saygı duruşunda bulunmamız gerekiyor.

Ancak bütün bunlar, içinde bulunduğumuz zamanın gerçeklerini değiştiremez.

Ben artık gazete almıyorum. 1 gün önceki, yani artık “çok eski” haberleri tekrar okumama gerek olmadığı için, ilgimi çeken ve merak ettiğim habere kağıt üzerinde “tıklayarak” hızlıca ulaşamadığım için, arkadaşlarım “sosyal” ortamlarda önermediği için ve bana başka hiçbir yerde bulamayacağım bir içerik sunmadığı için ben artık gazete almıyorum.

Eskiden “kağıdı elime almak başka” derdim. O da işin nostalji kısmıymış.

Lise ve üniversite yıllarımdaki amatör siteleri ve blogları saymazsak, üçü yöneticisi olmak üzere, dört farklı profesyonel internet yayını içinde yer almış biri olarak yazıyorum bu satırları: Bizim zamanımız gazeteye ihtiyaç duymuyor.

Bizim için gazeteler telefonun, tabletin ve bilgisayarın ekranı.

Artık okuyucular kendisine sunulan sınırlı içeriği tüketmeyi değil, birçok seçenek arasından kendi seçtiği içeriği tüketmeyi tercih ediyor. Artık sadece antenin gücü yettiğince çekebildiği TV ya da radyo kanallarını ve erişebildiğimiz gazete ve dergileri değil, dünyadaki herhangi bir görsel, işitsel ya da yazılı yayını internet üzerinden kendimiz seçerek ve isteyerek takip edebiliyoruz.

Artık yeni okuyucu profiline içeriğinizi okutmak istiyorsanız ise her gün karşılaştığı yüzlerce içerik arasında ilgisini çekmeniz gerekiyor. Yeni okuyucu yalnızca istediği, yani ilgisini çeken içeriği tüketiyor.

Dolayısıyla bizim ihtiyacımız olan kağıda muhtaç gazete değil; bizim ihtiyacımız formatından bağımsız olarak ilgi çeken ve dikkat toplayan “gazetecilik”, yani habercilik. Bizim, kedi fotoğraflarına ihtiyaç duyduğumuz kadar gerçek gazeteciliğe -internet ortamında da- ihtiyacımız var.

Ve araştırmacı gazeteciliğin, gerçekleri ortaya çıkarmanın ya da bilginin en steril halinin gazeteciler nezdinde -ve hemen ardından okuyucular nezdinde- kıymetini kaybedişi ile internetin yaygınlaşması aynı zamanlara denk geldiği için, artık “gazete” kavramı bizim için bir araya getirilmiş kağıt parçalarından fazlası olamıyor maalesef.

Eski haberleri ve köhnemiş bakış açılarını okumaya ve okumak istemediğim onlarca şey arasında ihtiyacım olan içeriği bulmaya zorlandığım analog bir yayın, evet benim için bir kağıt parçasıdır. 

Bundan sonra Radikal’in, daha doğrusu radikal.com.tr’de çalışan arkadaşların çok ama çok önemli bir misyonu var: Radikal’i, trafik için SEO numaraları çeken, seksi kadın fotoğrafları ve galerilerinin ön planda olduğu, tıklatmak için yanıltıcı başlıklar atan diğer haber sitelerinin reklamverene bağlı kaderine mahkum etmemek ve hızlı ve derinlikli habercilik, kaliteli ve doğru yayıncılık ile okuyucusu için yayın yapan ve trafiği ile değil, içerik pazarlaması projeleri üreterek içeriği ile para kazanan bir mecra haline getirmek.

Eğer reklamverenin ulaşmak istediği tık sayısı için değil de, okuyucunun memnuniyeti için yayın yaparsanız o ulaşmak istediğiniz tık sayısı size zaten gelecektir. O zaman reklamverenler kapınızda sıra olur, hem de içi boş trafiğe değil de nitelikli trafiğe para ödedikleri için daha da memnun kalırlar.

Bahsettiğim bu büyük sorumluluk, maddi zorunlulukların da etkisiyle diğerlerinden önce hareket ederek Radikal’in açtığı bu radikal yolda kendisine 5-10 yıl içinde katılmak zorunda kalacak Hürriyet, Milliyet ve Sabah gibi köklü yayınlara da örnek olmak demek. Radikal.com.tr’nin internet yayıncılığında başarılı olma ve ayakta kalma yöntemleri, diğer gazeteler tarafından da gözlemlenecek ve taklit edilecek.

Bu aynı zamanda herkesin içerik üretebildiği ve biraz sermaye ve akıl ile milyonluk trafiklere erişebildiği yeni dönemde, geleneksel yayınların kaderinin nasıl çizileceğinin belli olması da demek.

Bugün 21 Haziran. Yılın en uzun ve en aydınlık günü. Eğer Radikal gazetesi son basılı günü için özellikle 21 Haziran’ı seçtiyse, yukarıda bahsettiğim misyonun ağırlığını onlar da hissediyor demektir ve bu, benim gibi beklenti sahibi bir okuyucu ve yayıncı için çok önemli bir gönderme.

Güle güle Radikal, hep bizimle kal Radikal.com.tr.

İşim internet yayıncılığı, içerik yönetimi, içerik pazarlaması ve dijital iletişim.