Türkiye’de İzinli Pazarlama ve Bir Bankanın Yaşattıkları

Sosyal Medya’da markaları dövesiye eleştiren kişilerden olmadım hiç. Takipçi sayısı ile doğru orantılı olarak güçlü olduğunu düşünüp markaların önünde diz çöküp tövbe etmesini isteyen zavallılar olarak bakıyorum sınırlarını zorlayanlara. Haftalarca tweet atmayıp da kafasının bozulduğu ilk anda markaya sövüp sayan ve işinin hallolmasını isteyen kişiler bunlar. Etrafımızdalar.

Sınırları zorlayan markalara haklı tepkilerini gösterenleri ise dahil etmiyorum bu listeye. Sınırları zorlayan ve sinirleri geren marka insani çerçevede olmak koşuluyla dürtülmeli. Sosyal Medya biraz da bu yüzden güzel.

Citibank da sınırları zorlayan ve benim “hakemler hakkında bu zamana kadar hiç konuşmadım” yeminimi bozduran bir iş yaptı dün.

Aşağıda anlatacağım olay ne yaptığını bilmeyen bir markayı eleştirmekten ziyade offline ile online uygulamaları birbirine karıştıran ve bu yüzden de dijitalin getirdiği esneklik avantajını kullanamayan bir kurumun case study olarak anlatılabilecek hatasıdır. Yazının son kısmında ise yeni ticaret kanununda izinli pazarlama konusunda ne yenilikler geliyor, onları okuyabileceksiniz.

Şöyle ki Citibank, kendilerinde hesabım olduğundan dolayı hesap açımı sırasında verdiğim e-posta adresimi bankanın e-posta pazarlaması çerçevesinde kullanmakta beis görmemiş. Sıkıntı değil, alışığız.

Geçtiğimiz aylarda ise bol bol kampanya yapmaya ve bu kampanyaları e-posta ile göndermeye başladılar ve ben artık bunlardan sıkıldığım için listelerinden çıkmak istedim.

Çıkamadım.

Çıkamadım çünkü gönderdikleri e-postanın altında çıkış yapabileceğim (opt-out ya da unsubscribe denilen) bir seçenek bulunmuyordu. Yani kendilerinin otoritesine mahkumdum ben. Hani o tüketicinin güçlü olduğu ve Web 2.0 ya da artık ne derseniz, “Sosyal Medya” çağında.

 

Twitter’dan kendilerine mesaj attım ve beni listelerinden çıkarmalarını istedim. Birkaç gün sonrasında dün (Pazartesi) günü ise Citibank’tan telefonla aradılar. E-posta listesinden çıkma isteğimi gördüklerini ve bunun için anne ve baba adımı ve doğum yerimi rica ettiler.

Tekrar okuyun isterseniz, basit bir e-posta opt-out işlemi için telefonla arayıp anne, baba ismi ve doğum yeri istemek.

Daha da trajik olanı ise bu bilgilerimi verdikten sonra telefondaki bayandan gün içinde bu işin hallolacağını işitmek (basit bir opt-out!) ancak akşam 20.50’de “Samsung Smart TV kazanma şansı, Citi İnternet Bankacılığı’nda!” başlıklı bir e-posta almak.

Baya dalga geçtiler benimle.

Güler misiniz, ağlar mısınız? Yoksa küfür mü edersiniz? Beni reklama boğduğunuz e-postanızın içine basit bir unsubscribe seçeneği koyamamak, unsubscribe olmak isteyeni telefonla rahatsız etmek ve kişisel bilgiler istemek ve ancak bütün bunlara rağmen hala kampanyanızın e-postasını göndermek.

Ben kendilerine geleceğe dair bir uyarı atışı yapmış olayım. 1 Ocak 2013 itibarı ile yürürlüğe girecek yasa ile beraber izinli pazarlama konusunda aşağıdaki maddelerde açıklanan yükümlülükleri yerine getirmeyen ya da şartları uygulamayanlar hakkında, 1,000 TL ile 50,000 TL arasında değişen idari para cezaları uygulanacak.

– İndirim ve hediye gibi promosyonlar ile promosyon amaçlı yarışma veya oyunların nitelikleri, katılım şartları, faydaları vs. açık ve anlaşılır olacak.

– Ticari elektronik iletiler, esnaf ve tacirler haricinde kalan tüm alıcılara ancak önceden onayları alınmak kaydıyla gönderilebilecek. Göndericinin tanınmasını sağlayan bilgiler ile telefon, faks, SMS ve e-posta adresleri yer alacak.

Alıcılar diledikleri zaman, hiçbir gerekçe belirtmeksizin ticari elektronik iletileri almayı reddedebilecek. Göndericiler bu durumda, 3 iş günü içinde alıcıya elektronik ileti göndermeyi durduracak.

– Hizmet sağlayıcı ve aracı hizmet sağlayıcı, elde ettiği kişisel verilerin saklanmasından ve güvenliğinden sorumlu olacak. Kişisel verileri, ilgili kişinin onayı olmaksızın üçüncü kişilere iletemeyecek ve başka amaçlarla kullanamayacak.

– Abone ve kullanıcılarla, izin biçimde otomatik arama makineleri, fakslar, elektronik posta, kısa mesaj gibi elektronik haberleşme vasıtalarının kullanılması suretiyle doğrudan pazarlama, siyasi propaganda veya cinsel içerik iletimi gibi maksatlarla istek dışı haberleşme yapılamayacak.

Sevgili Citibank, sorun sende değil, bende. Ben sana layık değilim.

business dev, content marketing, native advertising // former product manager @yemekcom & @yemeksepeti

Görüşlerinizle katkıda bulunabilirsiniz

*

1 yorum